Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde “MKYK Üyeleri, Parti Kurulları, Ankara İl Teşkilatı ve İlçe Başkanları ile İftar” programında konuştu.
Türkiye’nin, dünyanın stratejik olduğu kadar, en zorlu bölgelerinden birinde yer aldığını belirten Erdoğan, halihazırda uluslararası gündemi meşgul eden sorun, kriz ve çatışmaların kahir ekseriyetinin Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada vuku bulduğuna dikkati çekti.
“Filistin meselesi 80 yıldır kanamaya devam ediyor”
Filistin meselesinin 80 yıldır kanamaya devam ettiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“72 binden fazla şehit verilen katliamların ardından Gazzeli kardeşlerimiz son derece çetin şartlarda hayata tutunmaya çabalıyor. Sudan’da dökülen kardeş kanı hepimizin yüreğini dağlıyor. Geçen yılki saldırıların ardından Lübnan’daki istikrar ortamı maalesef tam olarak tesis edilemedi. Suriye’deki komşularımız, 1 milyon Suriyelinin hayatına mal olan 13,5 yıllık zulümden sonra yeniden ayağa kalkmak, yeniden huzura kavuşmak için yoğun bir mücadele içindeler. Kuzeyimiz aynı şekilde. Geçen hafta 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı’nda gösterilen tüm diplomatik çabalara rağmen barışa giden yol henüz açılmadı. Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e ve Basra Körfezi’ne uzanan geniş bölgemiz sorunlarla, gerilimlerle ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle boğuşuyor.”
“Karşılıklı misillemelerden körfezdeki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi”
Erdoğan, tüm yaşananlara cumartesi günü İran’a yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırıların da eklendiğini belirterek, şunları ifade etti:
“Müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. Kandan ve kaostan beslenen İsrail’in de tahrikleriyle maalesef anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden körfezdeki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi.
Gelişmeler üzerine hemen harekete geçtiklerini dile getiren Erdoğan, cumartesi gününden itibaren ABD Başkanı Donald Trump, Katar Emiri Şeyh Temim, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed bin Zayed, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte gibi birçok liderle kapsamlı görüşme ve istişarelerinin olduğunu anımsattı.
Erdoğan, “Bu görüşmelerde, Körfez’deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmenin yanı sıra, savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edilene, bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız.” dedi.
“Biz sulhun tarafındayız”
“Biz millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigane kalmadık.” ifadelerini kullanan Erdoğan, ilkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl bir politika izlediklerini vurguladı.
Erdoğan, 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktıklarını, uluslararası siyaseti takip eden nasıl bir politika güttüklerini herkesin bildiğini belirterek, hiçbir karşılık beklemeden yürütülen bu çabaların haklılığının bugün çok daha iyi anlaşıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz. Bilhassa şu mübarek Ramazan-ı Şerif’te hemen yanı başımızda çatışma, savaş, gerilim, katliam görmek istemiyoruz. İran’ı hedef alan gayrihukuki saldırılarla ilgili tutumumuz da bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. 1639’dan beri sulh-u salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık. İnşallah daha nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana sulh-u sükun içinde yaşayacağız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor.”
“Milletimiz bize, devletine güvenmeye devam etsin”
Bu hassas süreçte, ülkenin ve vatandaşların güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri aldıklarını, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden, her gelişmeyi dikkatle analiz ettiklerini belirten Erdoğan, her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ettiklerini dile getirdi.
Erdoğan, güvenlik ve istihbarat birimlerinin sahadaki gelişmeleri çok dikkatli biçimde takip ettiklerini belirtti.



