ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci dönemiyle birlikte Avrupalı savunma sanayii şirketlerinde güçlü bir ralli başladı. Bununla birlikte kıtanın adeta can damarı niteliğindeki enerji altyapısı da askeri gücü kadar hayati bir öncelik haline geliyor.
Wall Street Journal’ın haberine göre, enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 60’ını ithal eden Avrupa, büyük bir riskle karşı karşıya. Özellikle kıtanın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) spot fiyatlarına olan aşırı bağımlılığı, Avrupa’yı jeopolitik sarsıntılara karşı son derece savunmasız bırakıyor.
Orta Doğu’daki savaş planları değiştiriyor
Avrupa sanayisi halihazırda doğalgaz için ABD’deki rakiplerinin dört katından fazla ödeme yapmak zorunda kalıyor. Araştırma şirketi Wood Mackenzie’nin verilerine göre, İran savaşı öncesinde ABD ve Katar’dan gelecek yeni LNG arzıyla Avrupa’daki gaz fiyatlarının 2030’a kadar yarı yarıya düşmesi öngörülüyordu.
Ancak Orta Doğu’daki savaş ortamının uzama ihtimali tüm dengeleri değiştirdi. Avrupa’nın rekabet gücünü artırmak için ucuz Amerikan gazına bağladığı umutlar sarsılırken, yerli enerji üretimini artırmak yeniden siyasi gündemin zirvesine taşındı.
Temiz enerjiye dönüş ve korumacı politikalar
Gelişmiş ekonomiler, siber güvenlik riskleri ve artan jeopolitik gerilimler nedeniyle yerel temiz teknoloji şirketlerine yönelik daha korumacı politikalar izlemeye başlıyor.
Geçtiğimiz hafta Avrupa Komisyonu’nun rüzgar türbinleri ve elektrolizörler için önerdiği “AB’de Üretilmiştir” (Made in EU) şartı da bu stratejinin en net adımlarından biri oldu. Bu gelişme, Çin’in ucuz üretimleriyle rekabet etmekte zorlanan Avrupalı temiz teknoloji şirketleri için oyunun kurallarını tamamen değiştirecek bir hamle olarak görülüyor.
Yapay zekâ talebi ve yatırım fırsatları
Geleneksel sanayinin enerji açlığının yanı sıra, yapay zekâ veri merkezlerinin devasa güç ihtiyacı da temiz enerji kapasitesine yönelik talebi körüklüyor.
BlackRock Portföy Yöneticisi Alastair Bishop, temiz enerji teknoloji hisselerindeki son toparlanmanın temel nedeninin de bu olduğuna dikkat çekiyor. Zira Bishop’a göre ABD’deki yenilenebilir enerji piyasası Trump yönetiminin politikalarından korkulduğu kadar yıkıcı bir biçimde etkilenmedi.
Parçalanan bir dünyada yerli enerji altyapısının artan önemine dikkat çeken Bishop, temiz enerji hisselerinin “değişen dünyanın gerçekliğini yansıtacak şekilde işlem görmediğini” vurguluyor.
Nitekim Avrupa savunma sanayii borsa yatırım fonları öngörülen kazancın 27 katından işlem görürken, temiz enerji fonlarının FK oranı ise 22 civarında seyrediyor. WSJ haberine göre, piyasa uzmanları, Avrupa’nın enerji krizini çözmeye yardımcı olacak şirketlerin borsada uzun süre bu kadar ucuz kalmayacağına dikkat çekti.



